Beyin Tümörleri

Normal hücreler, vücutta bölünebilir yenilenebilir ancak büyüme yeteneği sınırlıdır. Bazen büyümedeki bu sınırlanma ortadan kaybolur ve sınırsız olarak bölünüp çoğalmaya başlarlar, bu çoğalan hücreler topluluğuna tümör, bu olaya da tümörleşme denir. Vücudun diğer organlarına sıçramayan, daha yavaş büyüyen ve yaşamı nadiren tehdit eden tümörlere, “benign tümörler” (iyi huylu) denir. Genellikle ameliyatla alınırlar ve tekrarlamazlar.

Hızla büyüyen, çevre sağlıklı doku ve organlara ilerleyerek tahrip eden aynı zamanda, kan dolaşımı ve lenfatik sistem ile yayılarak vücudun diğer parçalarında yeni tümörler oluşturan (metastaz) tümörlere “malign”(kötü huylu) tümörler denir.
Beyin tümörleri herhangi bir yaşta oluşabilir ancak iki yaş grubunda daha çok görülmektedir. Görülme sıklığı yaklaşık 10/10.000’dir. En çok 4-12 yaş grubu ve 40-70 yaş grubunda görülür.

Gerçek etyolojik neden bilinmemekle birlikte öne sürülen faktörler vardır:
1- Travmatik faktörler 2-Genetik faktörler 3- Konjenital faktörler 4- Kimyasal faktörler
5- Radyasyon 6- Viruslar 7- Coğrafik faktörler
Bazı ailelerde, ailenin farklı üyelerinde beyin tümörü görülebilir. Genellikle beyin tümörlü hastalarda açık bir risk faktörü bulunamamıştır.

Beyin tümörlerinin belirti ve bulguları:
Genelde artmış kafa içi basınca bağlıdır.
1- Başağrısı  (Uykudan uyanınca daha belirgin) 2- Kusma  (Fışkırır tarzda, genelde bulantısız, kusma ile baş ağrısında hafifleme) 3- Çift görme (6. sinir) 4- Nöbet geçirme (erişkinde ilk nöbet aksi kanıtlanıncaya kadar tm düşünülür) 5- Davranış ve kişilik değişikliği 6- Diğer tm’ün yerleşimine göre farklı bulgular

Genel olarak beyin tümörlerini de malign (kötü huylu) ve benign (iyi huylu) olarak sınıflandırabiliriz.


I-Malign (Habis) Tümörler


A-Glial Tümörler: Beyinde oluşabilen en sık tümörlerdir. Beyin kanserlerinin çoğunu bunlar yapar. Hızla büyüyüp çevrelerindeki sağlıklı dokunun içine uzanır, çok nadir de olsa omuriliğe, hatta vücudun diğer organlarına da yayılabilirler. Evre I ve Evre II "düşük evreli" olarak adlandırılırken, Evre III (anaplastik astrositom) ve Evre IV (glioblastoma multiforme) ise "yüksek evreli" olarak adlandırılır. Bu gruptaki diğer tümörler ise; medulloblastom, ependimom, oligodendrogliomdur. Hayatta kalma süreleri, patolojık evreleme, radyoterapi, kemoterapi alıp almama durumu ve yaş ile değişebilir. Düşük evreli glial tümörlerde yaşam süresi daha uzundur. Düşük evreli tümörler yüksek evreli tümörlere dönüşebilir. Yüksek evreli glial tümörler ise daha hızlı ilerler ve hayatta kalma şansları çok daha kısadır.

B-Metastatik beyin tümörleri: Vücuttaki başka bir tümörün kan ya da lenf damarları yolu ile beyne yayılması sonucu oluşan tümörlerdir. En fazla akciğer, meme, kalın bağırsak, mide, cilt ya da prostattan kaynaklanırlar. Tüm beyin tümörlerinin %10'unu oluşturur.

Kötü huylu beyin tümörlerinde tedavi tercihleri; cerrahi ile tümörün çıkarılması, biyopsi, ışın tedavisi, ilaç tedavisi ve radyo-cerrahidir. Tedaviye cevap, tümörün kaynaklandığı odak, yayıldığı organ sayısı, metastatik lezyon sayısı, hastanın yaşı, ek hastalık bulunup bulunmaması gibi etkenlere bağlı olarak değişir.

II-Benign (Selim) Tümörler


Bu tümörler daha çok kafatası içinde ama beyin dokusunun dışında oluşan tümörlerdir. Meningiomalar, kraniofaringiomalar, hemanjioblastom, hipofiz adenomları, dermoid ve epidermoid tümörler, kolloid kist, subependimal dev hücreli astrositom ve nörinomlar en sık karşılaşılan selim tümörlerdir. Menengiomalar bu gruptaki en sık karşılaşılan tümörlerdir. Diğer organlardaki iyi huylu tümörlerin aksine, iyi huylu beyin tümörleri bazen hayatı tehdit edecek durumlara neden olabilirler. Genellikle beyin dokusuna yayılım göstermedikleri için ameliyatla tam çıkarılabilirler. Düşük oranlarda olsa bile tekrarlayabilirler ve habisleşebilirler.

Beyin Tümörleri